İngiltere'deki Kamu Politikası Araştırma Enstitüsünün (IPPR) baş araştırmacısı Mihir Sharma, Avrupa Birliği'nin (AB) İsviçre ve Norveç'le ilişki modellerinin ve Balkan ülkelerinin adaylık süreçlerinin İngiltere'ye hızlı sonuçlanmış AB üyeliğinin sağladığı ölçüde fayda sağlamayacağını söyledi.Anadolu Ajansının (AA) "Brexit'ten Breturn'e" başlıklı dosya haberinin dördüncü bölümünde IPPR'nin baş araştırmacısı Sharma, İngiltere'nin AB'ye geri dönüşteki beklentileri ve muhtemel senaryoları değerlendirdi.İngiltere'nin yeniden AB'ye dönüş yolunda üç büyük engelin bulunduğuna dikkati çeken Sharma, bunların başında AB'ye geri dönüş yolunu kapatan İşçi Partisi manifestosunu saydı.Sharma, bir İngiliz başbakanının Birliğe geri dönüş için toplumdan yetki alması gerekliliğinin ikinci engel, Avrupa'nın neyi kabul edip neyi isteyeceğinin de üçüncü engel olduğuna işaret etti.Bu üç maddeyi de çözmenin zor olduğunu vurgulayan Sharma, "Yeni Başbakan (Andy Burnham), halkın büyük çoğunluğunun son seçimde oy verdiği İşçi Partisi manifestosundaki kırmızı çizgileri korumanın ahlaki sorumluluk olduğuna inanıyor ancak aynı zamanda bu konunun en azından konuşulması gerektiğine de inanarak İşçi Partisini ve daha geniş toplumu tartışma zeminine çekmeye çalışıyor." ifadelerini kullandı.Sharma, "Avrupa'yla gelecekteki ilişki nasıl olmalı?" sorusunun tartışılması gerektiğini belirterek, "Britanya halkının ihtiyaçları ele alındığında bu soruya verilecek tek yanıt AB'ye geri dönmektir." dedi.Laura Chappell ile 19 Ekim'de yayımladığı "Yeni dünya yeni ilişki: Avrupa'yla geleceğimiz" başlıklı rapora değinen Sharma, şunları söyledi: "Eğer gelecekte AB'ye katılırsak bulduğumuz Birlik ayrıldığımız Birlik olmayacak.
Artık daha farklı öncelikleri olacak. Artık ortak pazarla, tarım destekleriyle, doğuya verilecek desteklerle veya bölgesel istikrar fonlarıyla alakalı olmayacak. AB'nin kuzey ve batıdaki üyeleri, bazı fonların istikrar fonlarından veya tarımdan alınıp sanayi politikalarına ve savunma gibi geleceğin sorunlarına yönlendirilmesini istiyor."Sharma, AB'nin gelecekte bir ülkenin vetosunun etkili olmayacağı şekle dönüşeceğine işaret ederek, AB'nin genişlemesine izin verilmesi için veto yetkisinin kaldırılması gerektiğini söyledi."Diğer aday ülkelerle aynı kefeye konulmak istemiyoruz"Sharma, değişen Avrupa'ya da uyum sağlayabileceklerine işaret ederek, "İngiltere, tek başına çok küçük bir ekonomi.
Son 30-35 yılın kurallarına dayalı düzeni artık aynı şekilde çalışmıyor. Sadece ABD, Çin ve Rusya gibi büyük aktörlerin değil İran gibi ya da Husiler gibi aktörlerin de sebep olduğu aksamalarla mücadele etmek istiyorsak Avrupa'yla toplu halde hareket etme kabiliyetimizin olması lazım." değerlendirmesinde bulundu.İngiltere'nin birçok konuda AB'nin dışında kaldığı için karşı karşıya olduğu sorunları çözmekte zorlandığına dikkati çeken Sharma, "Yeni konular da ortaya çıkacak.
AB, ticaret, enerji ya da güvenlik konusunda İngiltere'yi dışarıda bırakan ancak İngiltere'nin çıkarlarını ilgilendiren adımlar atabilir. Avrupa'daki diğer ülkelerin de vazgeçilmez bir ortağı olan İngiltere'nin karar alma süreçlerinin parçası olması gerekir." görüşünü paylaştı.Bu durumun Avrupa'yı ve AB'yi güçlendireceğini savunan Sharma, İngiltere'de merkezdeki seçmenlerin endişelerinin artık AB'nin getirdiği kurallar ve düzenlemeler değil güvenlik, enerji ve Rusya gibi konular olduğunu anlattı.Sharma, bu endişeleri taşıyan İngiltere'nin AB'yle ne tür bir ilişki kurabileceğine ilişkin de görüşlerini paylaştı.Norveç ve İsviçre gibi bazı ülkelerin sahip olduğu ortaklık modellerini ve özellikle Balkan ülkelerinin adaylık süreçlerini ele alan Sharma, "Esasen birer ara formül niteliği taşıyan bu ilişkilerin hiçbiri, Britanya'ya AB üyeliğinin sağlayacağı ölçüde fayda sağlamıyor." yorumunu yaptı.Bu modellerin bazılarının bağımsız karar alma süreçlerini ülkelerin elinden alıp onlara yeterli seçme şansı vermediği için avantajlı olmadığını dile getiren Sharma, "Bugün sahip olunan İsviçre modeline sahip olmak 25 yıl aldı.
Çok sayıda yasa ve ikili anlaşma gerektiren, her sektörde müzakere gerektiren bir model." ifadelerini kullandı.Sharma, İngiltere'nin bu kadar zamanı bulunmadığının altını çizerek, şunları dile getirdi: "AB'ye geri dönmek istiyorsak AB'yi bizi diğer aday ülkelerle aynı kefeye koymamaya nasıl ikna edeceğiz? AB'nin diğer aday ülkeleri değerlendirdiği raporları görüyoruz.
Bu grup içinde yer almak istemiyoruz. Aksine, daha hızlı bir katılım sürecine dahil olmak isteriz çünkü mevzuatımızın önemli bir bölümü zaten AB üyesi olduğumuz dönemden bu yana AB müktesebatıyla uyumlu. Dolayısıyla yıllar sürecek çok aşamalı bir katılım sürecine tabi olmak istemeyiz."Sharma, İngiltere'nin siyasi açıdan 10 yıl sürecek katılım süreci için gerekli siyasi yetkiye sahip olduğunu, Ukrayna'ya vadedilen hızlı katılım sürecinin İngiltere'ye de uygulanması gerektiğini söyledi."Bu ülkede Avrupa yanlısı ılımlı seçmenlerin oluşturduğu büyük bir çoğunluk var"Avrupa ülkelerinin de İngiltere'yi bir an önce AB içinde görmek istediklerini belirten Sharma, bu parlamento döneminde İngiltere hükümetinin AB'ye dönüş kartını oynamayacağı görüşünü paylaştı.Sharma, Başbakan Burnham'ın bunun yerine Avrupa'yla ilişkilerin avantajlarını gösteren adımlar atacağını ve gelecek seçimlerde AB'ye dönüş vaatlerinin verilebileceğini ifade etti.Muhafazakar Partinin ve Reform UK Partisinin iktidara gelme ihtimalinin bulunmadığını söyleyen Sharma, özellikle Reform UK'yi tercih eden eski İşçi Partisi ve Muhafazakar Parti seçmenlerinin dahi AB'ye dönüşü savunduklarını vurguladı.İngiltere'de Avrupa karşıtlarının iktidara gelecek kadar oyunun bulunmadığını savunan Sharma, "Bu ülkede Avrupa yanlısı ılımlı seçmenlerin oluşturduğu büyük bir çoğunluk var ve bu çoğunluk giderek büyüyor.
İktidara gelebilmek için her siyasi parti bu konuda uzlaşmak zorunda kalacak." değerlendirmesinde bulundu.Avrupa karşıtlarının çoğunlukta olduğu tek dönemin 2016'daki Brexit referandumu süreci olduğunu anlatan Sharma, dönemin Başbakanı David Cameron'ın Muhafazakar Partideki Avrupa karşıtlarını susturmak için Brexit referandumu kartını oynadığını ancak kaybettiğini söyledi."Bu şekilde sonsuza dek yaşayamayız." diyen Sharma, siyasi partilerin de Avrupa yanlısı çoğunluğu oluşturmak için çalışmaları gerektiğini dile getirdi."Hükümet, 1,5 yıl içinde kazanımları İngiliz halkına gösterecektir"Bu ay yapılacak İngiltere-AB Zirvesi ve Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvelerine değinen Sharma, hükümetin AB'ye siyasi iyi niyetini göstermesi gerektiğinin altını çizdi.Sharma, bu şekilde AB'nin İngiltere'yi "müzakere edilecek değil tekrar Birlik içinde görmek istenecek ortak" olarak kabul edeceğine dikkati çekerek, "Avrupa'dan da siyasi iyi niyet gösterilirse İngiltere hükümetinin gelecek 1,5 yıl içinde bu iyi niyetin Britanya'ya neler kazandırdığını İngiliz halkına göstereceğine inanıyorum." dedi.İngiltere'nin sınırlarını Avrupa'yla daha iyi kontrol edebileceğini belirten Sharma, çalışan bir AB'nin İngiltere halkının çıkarına olduğunu savundu.Sharma, ülkedeki AB yanlısı partilerin gelecek genel seçimleri aynı zamanda AB'ye geri dönüş oylaması olarak görmelerini beklediğini de sözlerine ekledi.



