Veni Vidi Göz İzmir hekimlerinden Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İnan Taş bilgilendiriyor.Sabah uyandınız.
İlk yaptığınız şey komodinin üzerindeki gözlüğünüzü aramak.Duşa girerken çıkarıyorsunuz. Yağmurlu bir günde camları sürekli siliyorsunuz. Soğuk bir ortamdan sıcağa geçtiğinizde buğulanmasını bekliyorsunuz.
Spor yaparken düşmesinden endişeleniyor, denize veya havuza girerken gözlüksüz kaldığınızda çevrenizi net seçmekte zorlanıyorsunuz.Gözlük kullanan biri için bunların hiçbiri büyük bir problem gibi görünmeyebilir. Fakat yıllar boyunca tekrarlandığında hayatın küçük ama sürekli bir parçası haline geliyor.Bu nedenle muayenede hastalarımdan giderek daha sık aynı soruyu duyuyorum: “Gözlüksüz görebilir miyim?” Bugün uygun hastalarda bunun için değerlendirebildiğimiz farklı lazer teknolojileri bulunuyor.
Bunlardan biri de No Touch Laser. Gözlüğü çıkarmak neden bu kadar önemli? Gözlük yalnızca görmeyi sağlayan bir araç değil; aynı zamanda gün içerisinde sürekli hatırlanması gereken bir eşya.Gözlüğünüzü evde unutabilirsiniz.
Çerçevesi kırılabilir. Camları kirlenebilir. Spor yaparken rahatsız edebilir.
Güneş gözlüğü kullanırken numaralı cam ihtiyacı ortaya çıkabilir.Kontakt lens kullananlarda ise günlük kullanım süresi, hijyen ve bakım gibi farklı konular devreye giriyor.Bu nedenle gözlüksüz görme isteğini yalnızca estetik bir beklenti olarak görmemek gerekiyor. Birçok kişi için asıl beklenti günlük yaşamı gözlük veya kontakt lensi düşünmeden sürdürebilmek.
Gözümü çizdirmek istemiyorum” diyen çok hasta var İşin ilginç tarafı şu: Gözlükten kurtulmak isteyen birçok kişi lazer tedavisini düşünüyor ama “göz çizdirme” ifadesinden çekiniyor.Çünkü bu kelime insanda gözün fiziksel olarak çizildiği veya kesildiği düşüncesini oluşturabiliyor.Oysa “göz çizdirme” tıbbi bir tanım değil.
Halk arasında kırma kusurlarının lazerle tedavisini anlatmak için yıllardır kullanılan bir ifade.Bugün lazer teknolojileri farklı prensiplerle uygulanabiliyor.No Touch Laser da tam bu noktada dikkat çekiyor: göz çizmeden uygulanan lazer yaklaşımı. No Touch Laser’da göz çizilmiyor No Touch Laser, diğer adıyla TransPRK, korneanın yüzeyinden uygulanan lazer yöntemlerinden biri.Yöntemde korneada flep oluşturulmuyor.
Lazer uygulaması sırasında kornea yüzeyine cerrahi bir cihazla temas edilmeden, tedavi lazer sistemiyle gerçekleştiriliyor.Amaç, uygun hastalarda korneanın kırma gücünde kontrollü bir değişiklik oluşturarak miyopi ve astigmatizma gibi kırma kusurlarının düzeltilmesi.Bu nedenle hastalarıma No Touch Laser’ı anlatırken özellikle şu ayrımı yapıyorum:Halk arasında buna hâlâ ‘göz çizdirme’ deniyor.
Oysa No Touch Laser’da gözün çizilmesinden söz etmiyoruz. Lazer uygulaması kornea yüzeyinden, cihaz teması olmadan gerçekleştiriliyor. Bu nedenle eski bir ifade olan ‘göz çizdirme’ ile bugün kullandığımız teknolojiyi birbirinden ayırmak gerekiyor.”Buradaki “No Touch” ifadesinin lazerin uygulanma prensibini tanımladığını da unutmamak gerekiyor.
Muayene, hazırlık ve takip süreçleri ayrıca yürütülüyor. Peki herkes gözlüksüz görebilir mi? Gözlüksüz görme isteği tek başına lazer tedavisi için yeterli değil.Hastanın göz numarası, kornea kalınlığı ve yapısı, kornea haritası, göz yüzeyi, numaranın stabilitesi ve genel göz sağlığı değerlendiriliyor.Çünkü aynı numaralı gözlüğü kullanan iki kişinin bile kornea yapıları birbirinden farklı olabilir.Bu nedenle benim için ilk soru “Hasta gözlük kullanmak istemiyor mu?” değil; “Bu göz lazer tedavisine uygun mu?” sorusudur.
No Touch Laser da bu değerlendirme sonucunda uygun bulunan hastalarda düşünülebilecek yöntemlerden biri.Acımayacak mı?” sorusunun da gerçekçi bir cevabı olmalı“Göz çizdirme” kelimesi hastalarda yalnızca kesi korkusu değil, ağrı endişesi de oluşturuyor.No Touch Laser uygulamasında göz yüzeyi anestezik damlalarla uyuşturuluyor.
Ancak No Touch Laser bir yüzey lazer yöntemi olduğu için işlem sonrasında göz yüzeyinin iyileşme döneminde yanma, batma, sulanma, ışık hassasiyeti veya ağrı yaşanabiliyor.Bunların şiddeti ve iyileşme süreci kişiden kişiye değişebiliyor.Bu nedenle hastaya “Hiçbir şey hissetmeyeceksiniz” demek yerine, tedavinin öncesini ve sonrasını gerçekçi biçimde anlatmayı daha doğru buluyorum.
Asıl özgürlük gözlüğü çıkarmak mı? Bence gözlüksüz görmenin günlük hayattaki karşılığı bazen çok basit anlarda ortaya çıkıyor.Sabah uyandığınızda saati gözlüğünüzü aramadan görebilmek…Spor yaparken gözlüğünüzün düşüp düşmeyeceğini düşünmemek…Yağmurda sürekli cam silmemek…Güneş gözlüğü seçerken numaralı camı düşünmemek…Deniz kenarında çevrenizi daha rahat görebilmek…Bunlar küçük ayrıntılar gibi görünse de gözlük kullanan bir kişinin günlük yaşamında karşılığı olan ihtiyaçlar.Ancak burada hedefi doğru koymak gerekiyor.
Lazer tedavisi herkese gözlüksüz bir hayat vadeden standart bir işlem değildir. Uygun hastada gözlük veya kontakt lense olan ihtiyacın azaltılması hedeflenebilir ve sonuçlar kişiden kişiye değişebilir. Belki de artık “Gözümü çizdireyim mi?” diye sormamalıyız Bugün hastalarımızın lazer tedavisiyle ilgili bilgiye ulaşması geçmişe göre çok daha kolay.
Buna rağmen kullanılan kelimeler hâlâ eski.“Göz çizdirme” bunlardan biri.No Touch Laser gibi teknolojiler, bu ifadenin neden günümüzde yapılan işlemleri anlatmakta yetersiz kaldığını gösteriyor.Bu nedenle lazer tedavisi düşünen bir hastanın sorusunu değiştirmesini öneriyorum: “Gözümü çizdirebilir miyim?” yerine “Gözlüksüz görmek için gözüm hangi lazer yöntemine uygun?” Çünkü amaç gözü çizdirmek değil.Amaç; gözün yapısını doğru değerlendirmek, uygun hastayı belirlemek ve gözlüksüz görme hedefi için kişiye uygun tedavi seçeneğini planlamak.Gözlük yıllardır hayatınızın bir parçası olabilir.
Ama uygun hastalarda, göz çizmeden uygulanan No Touch Laser gibi teknolojilerle gözlüksüz görme seçeneklerini değerlendirmek bugün mümkün.




